Gebelik planlaması, gebelikle birlikte artan sorumluluk ve kaygı durumlarının bilinçli şekilde yönetilmesi olarak adlandırılabilmektedir. Bununla beraber, gebeliğe hazır hissedilen andan itibaren ve gebe kalmadan minimum 3 ay önce, başta beslenme alışkanlıkları ve uyku düzeni olmak üzere, bütün bir yaşam tarzının yeniden planlanması, sağlıklı gebelik süreçleri ve başarılı doğumlar için oldukça önemlidir.
Gebelik Planlaması ve Doğum Kontrol Yöntemleri
Gebeliğin planlanmasıyla birlikte kullanılmaması gereken belli başlı doğum kontrol yöntemlerini şu şekilde sıralayabilmekteyiz;
- Doğum kontrol hapı
- Koruyucu iğne
- Rahim içi aleti
- Partnerin prezervatif kullanımı
Gebeliğin planlandığı andan itibaren, yukarıda belirtilen doğum kontrol yöntemlerinin bırakılması ile, adet düzeni normale dönebilmekte ve gebe kalınması mümkün olabilmektedir.
Gebelik Planlamasında Kan Testleri
Gebelik planlamasının en önemli aşamalarından birini, kan testlerinin yapılması oluşturmaktadır. Gebe kalınmadan 3 ay önce gerçekleştirilen kan testleri doğrultusunda, öncelikle kızamıkçık hastalığına karşı bağışıklık kazanılıp kazanılmadığı değerlendirilmektedir. Anne adayının kızamıkçığa bağışıklık kazanmadığının tespit edildiği durumlarda, kesinlikle kızamıkçık aşısı olması gerekmektedir.
Kızamıkçık geçirilmediği ve aşısının yapılmadığı durumlarda, anne adayının özellikle gebeliğin ilk dönemlerinde kızamıkçık hastalığını geçirmesiyle bebekte ortaya çıkabilecek durumları şu şekilde sıralayabilmekteyiz;
- Doğuştan sarılık
- Doğuştan katarakt
- Zeka geriliği
- Kalp hastalıkları
Gebeliğin özellikle ilk aylarında kızamıkçık hastalığının geçirilmesi, bebeğin iç organlarında bozukluklara sebep olabilmekte ve yukarıda belirtilen durumlara risk faktörü oluşturabilmektedir. Bu bakımdan, gebelik planlaması ile kan testlerinin yapılması ve bu doğrultuda bağışıklığı bulunmayan anne adaylarına ertelenmeden kızamıkçık aşısı yapılmalıdır.
Her yetişkin insanın 5 yılda bir tetanos aşısı olması gerekmektedir. Bu bakımdan gebelikte ya da öncesinde tetanos aşısı olunması, hamilelikte tetanos hastalığına yakalanma ya da yeni doğan tetanosu riskine karşı önlem niteliği taşımaktadır.
Gebelik Planlamasında Vitamin İhtiyacı
B grubu vitaminlerinden B9 vitamini olarak karşımıza çıkan folik asit, kadın sağlığı açısından oldukça önemli bir yeri bulunmaktadır. Bununla beraber, gebelik planlanması yapılan ilk dönemlerden itibaren folik asit alınması, gebeliğin sağlıklı işleyişi açısından önemli bir yere sahiptir.
Gebeliğin planlandığı andan itibaren folik asit alımı, yeni hücre oluşumunu sağlayan, kan yapımı ve DNA sentezi açısından önemli görevleri bulunan etkiler oluşturmaktadır. Gebeliğin özellikle ilk 3. ve 4.haftalarında folik asit ihtiyacı artış göstermektedir. Gebeliğin ilk haftalarında oluşan folik asit ihtiyacı, bebeğin beyin ve spinal kord gelişiminin bir gerekliliği olarak ortaya çıkmaktadır.
Folik asit, bebekte meydana gelebilecek sinirsel olarak beyin ve omurilik hasarlarının önlenmesi açısından ciddi önem taşımaktadır.
Gebelik döneminde folik asit eksikliği sonucu ortaya çıkabilecek durumları şu şekilde sıralayabilmekteyiz;
- Açık omurga ya da diğer adıyla Spina Bifida, gebelik döneminde folik asit eksikliği sonucu karşımıza çıkan en yaygın sinir yolu problemidir.
- Bebekte beyin hasarı
- Bebeğin beyin gelişiminin yarım kalması ve bu duruma bağlı olarak ortaya çıkabilecek sakatlıklar
Gebelik döneminde, annenin vücudundaki folik asit eksikliğinin giderilmiş olması bebeğin sağlıklı gelişimi açısından önemli bir role sahiptir. Bu bakımdan, gebelik planlaması ile folik asit eksikliklerinin giderilmesi ve folik asit bakımından zengin gıdaların tüketilmesi gerekmektedir.
Gebelikte Planlaması Kapsamında Beslenme ve Kilo
Gebelik sürecinde kilolu olmak, olumsuz etkiler meydana getirmektedir. Bu bakımdan, gebelik planlaması kapsamında ideal kiloya sahip olunması bir gereklilik olarak karşımıza çıkmaktadır.
Gebelik planlamasıyla birlikte, beslenme düzenine dikkat edilmeli, sağlıklı besinler tüketilmeli, alkol ve sigara tüketiminden kaçınılmalıdır.
